Çirkef Demek Hakaret Suçunu Oluşturu Mu?

 

Hakaret suçu Türk Ceza Kanunu m. 125’te düzenlenmiştir. Buna göre;

Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.

Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.

Hakaret suçunun;

-Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,

-Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,

-Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.

-Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.

Hakaret suçunun oluşabilmesi için hakarete konu eylemin, karşıdaki kişinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek nitelikte kişilik haklarına saldırı teşkil etmesi gerekmektedir.

Hakaret suçunun oluşabilmesi için suça konu eylemin kişiyi küçük düşürme, onu toplum karşısında rencide etme kastı ile yapılmış olması gerekmektedir. Bu doğrultuda her kaba kelimenin ya da sövmenin hakaret suçunu oluşturacağını kesin bir şekilde ifade etmek doğru olmayacaktır.

Zira özellikle anadolu bölgesinde halk tarafından insanların kişisel özelliklerini belirtecek şekilde lakaplar takılmakta ve bu lakaplar artık o kişinin isminin önüne geçerek kişinin o lakapla tanınmasına neden olmaktadır.

Örneğin ayağı sakat bir kişiye alay etmek maksadı ile topal denilmesi hakaret suçunu oluşturacakken; köy eşrafında uzun yıllardır topal lakabı ile tanınan bir kişiye salt seslenmek maksadı ile topal denilmesi halinde ise hakaret suçu oluşmayacaktır.

“ÇİRKEF” kelimesi TDK kayıtlarındaki anlamı: “pis ve bulanmış, bulanık su” anlamına gelmektedir.

Toplumumuzda yaygın olarak “çirkeflik yapma” şeklinde kullanıldığı görülmektedir. Bu aşamada her olay özelinde suça konu eylemin; hakaret kastı içermeden nezaket dışı kaba hitap tarzında mı olduğu yoksa hakaret kastı ile sövme olup olmadığının, somut bir fiil ya da olgu isnadı taşıyıp taşımadığının irdelenmesi gerekmektedir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/20771E. Ve 2020/11546K. Sayılı İlamı

5237 sayılı TCK’nın “hakaret” başlıklı 125. maddesinde; “Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir.” hükmü yer almaktadır.

Ceza Genel Kurulu’nun 14/10/2008 gün ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır.

Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.

İncelenen somut olayda; olay günü sanık …’nın katılana söylediği kabul edilen “senin ailen senin bu çirkef halini biliyor mu” biçimindeki sözlerinin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olması karşısında; hakaret suçunun unsurları itibari ile oluşup, oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Sonuç ve Karar:

Yukarıda açıklanan nedenlerle,

1) Kanun yararına bozma isteği hakkında bu aşamada bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA,

2) Hükümde saptanan yeni hukuka aykırılık nedeni açısından, kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdiri için, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, bu hususun değerlendirilmesinden sonra, diğer kanun yararına bozma isteminin incelenmesine, 13/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay ilgili kararda çirkef kelimesini kaba söz statüsünde kabul ederek hakaret suçunun oluşmayacağına karar vermiştir.

PER Legal

Per Legal hukuk bürosu temelinde müvekkillerin sorunları çözerek onların maddi ve manevi kazanımlarını hedeflemektedir. Çalışma prensibinde müvekkillerinin taleplerini hukuki zeminde birleştirerek onların en avantajlı kararları alması için yol gösterici olmaktadır.