
Hayasızca Hareketler (Teşhircilik) Suçu ve Cezası
Hayasızca hareketler suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 225. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Uygulamada bu suç en çok “teşhircilik” görünümünde gündeme gelmektedir. Ancak her çıplaklık, her uygunsuz davranış veya her cinsel amaçlı hareket otomatik olarak TCK m.225 kapsamına girmez. Özellikle Yargıtay içtihatlarında, aleniyet, hareketin cinsel nitelikte olması ve davranışın belirli bir kişiye yönelip yönelmediği ayrımı büyük önem taşımaktadır.
Hayasızca hareketler suçu nedir?
TCK m.225, iki ayrı hareketi suç olarak düzenler: alenen cinsel ilişki ve teşhircilik. Teşhircilik bakımından suçun özü, kişinin vücudunun mahrem yerlerini veya cinsel davranışını, başkaları tarafından görülebilecek aleni bir ortamda ortaya koymasıdır. Kanun maddesi teşhirciliği ayrıca tanımlamasa da Yargıtay Ceza Genel Kurulu, TCK m.225 kapsamındaki teşhirciliğin aleni olması gerektiğini ve bu teşhirin belirli bir kişiye yönelik gerçekleştirilmesinin şart olmadığını açıkça vurgulamaktadır. Bu nedenle suçun odak noktası, mağdura yönelmiş bireysel cinsel amaçtan çok, kamusal görünürlük taşıyan hayasız davranıştır.
Teşhircilik suçu bakımından hangi hareketler bu suçun konusu olabilir?
TCK m.225 kapsamında teşhircilik sayılabilecek hareketler, kural olarak cinsel içerik taşıyan ve aleni şekilde dış dünyaya yansıtılan davranışlardır. Buna kişinin cinsel organını kamusal alanda göstermesi, başkalarının görebileceği şekilde mahrem bölgelerini sergilemesi veya cinsel nitelikli beden hareketlerini alenen gerçekleştirmesi örnek gösterilebilir. Kanun maddesi bu fiilleri tek tek saymamış, “teşhircilik” kavramını genel bir çerçeve olarak kullanmıştır. Bu nedenle somut olayda davranışın niteliği, gerçekleştiği yer, görünürlük derecesi ve başkalarının onu algılama ihtimali birlikte değerlendirilir.
Yargıtay’ın özellikle altını çizdiği husus ise şudur: TCK m.225’teki teşhircilik, belirli bir kişiye yönelmiş olmak zorunda değildir. Eğer davranış belli bir kişiyi hedef alıyor ve ona yönelmiş cinsel rahatsız etme amacı taşıyorsa, olayın niteliğine göre artık TCK m.225 değil, cinsel taciz suçu gündeme gelebilir. Ceza Genel Kurulu’nun 2024 tarihli kararlarında bu ayrım açık biçimde kurulmuş; TCK m.225’teki teşhirciliğin aleni olduğu, buna karşılık cinsel taciz suçunda teşhir suretiyle işlenme hâlinde davranışın belirli kişiye yönelmiş olmasının arandığı belirtilmiştir.
Suçun unsurları nelerdir?
1. Maddi unsur
Hayasızca hareketler suçunun maddi unsuru, TCK m.225’te sayılan iki seçimlik hareketten birinin gerçekleşmesidir: alenen cinsel ilişki veya teşhircilik. Teşhircilik bakımından maddi unsurun en önemli parçası aleniyettir. Davranışın, başkaları tarafından görülebilecek veya algılanabilecek bir ortamda gerçekleşmesi gerekir. Tamamen özel, kapalı ve dışarıya yansımayan bir alanda kalan davranışlar kural olarak bu suç kapsamında değerlendirilmez. Yargıtay Ceza Genel Kurulu da 2024 tarihli kararlarında TCK m.225 bakımından aleniyetin zorunlu unsur olduğunu özellikle vurgulamıştır.
2. Manevi unsur
Bu suç kasten işlenebilir. Failin, davranışını bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi gerekir. Taksirle işlenmesi mümkün değildir. Teşhir davranışının iradi olması, failin hareketinin cinsel nitelik taşıdığını ve bunun başkalarınca algılanabilecek durumda olduğunu bilmesi gerekir. Kanun metni özel bir saik aramamakta, genel kastı yeterli görmektedir.
3. Aleniyet unsuru
Teşhircilik suçunda en belirleyici unsur aleniyettir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na göre TCK m.225 kapsamındaki teşhircilik, aleni olmayan bir durumda oluşmaz. Bu nedenle davranışın kamusal alana açık bir yerde yapılması, çevreden kişilerce görülmeye elverişli olması veya başkalarının olağan dikkatle algılayabileceği bir görünürlük taşıması gerekir. Buna karşılık bir davranış aleni olmasa bile belirli kişiye yönelmiş cinsel içerikli bir gösterim oluşturuyorsa, o zaman TCK m.225 değil, başka bir suç tipi tartışılır.
Teşhircilik suçunun cezası nedir?
TCK m.225’e göre alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kanun maddesinde adli para cezası seçimlik yaptırım olarak düzenlenmemiştir; temel yaptırım hapis cezasıdır. Bu nedenle mahkeme, suçun sabit görülmesi hâlinde bu aralıkta bir hapis cezası belirler ve sonra somut olaya göre cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin hükümleri değerlendirir.
Teşhircilik suçu şikâyete bağlı mıdır?
Hayır. TCK m.225 kapsamındaki hayasızca hareketler suçu şikâyete bağlı bir suç değildir. TCK m.73’te şikâyete bağlı suçlar için altı aylık şikâyet süresi düzenlenmiş olmakla birlikte, TCK m.225 bu kapsamdaki suçlardan biri olarak düzenlenmemiştir. Bu nedenle savcılık, suçun işlendiğini öğrendiğinde re’sen soruşturma yapabilir. Sonuç olarak bu suç bakımından altı aylık şikâyet süresi yoktur.
Bu nokta uygulamada özellikle önemlidir. Çünkü bazı dosyalarda davranış hem cinsel taciz hem de hayasızca hareketler sınırında tartışılabilmektedir. Cinsel tacizin bazı biçimleri şikâyete tabi olabilirken, TCK m.225 kapsamındaki aleni teşhircilik şikâyete tabi değildir. Ceza Genel Kurulu’nun 2024 tarihli kararlarında da TCK m.225’teki teşhircilik ile belirli kişiye yönelik teşhir suretiyle cinsel taciz arasındaki ayrım açıkça gösterilmiştir.
Teşhircilik suçunda dava zamanaşımı süresi nedir?
TCK m.225’te öngörülen cezanın üst sınırı bir yıl hapis olduğundan, dava zamanaşımı TCK m.66/1-e uyarınca sekiz yıldır. Çünkü bu bentte, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda kamu davasının sekiz yıl geçmesiyle düşeceği düzenlenmiştir. TCK m.225’teki yaptırım da bu kategoriye girmektedir.
Yargıtay içtihatlarında en istikrarlı ölçüt, TCK m.225 kapsamındaki teşhirciliğin aleni bir hayasız davranış olmasıdır. Ceza Genel Kurulu’nun 2024 tarihli birçok kararında aynı ilke tekrar edilmiştir: TCK m.225’te tanımlanan teşhircilik suçunda davranışın aleni olması gerekir ve ayrıca belirli bir kişiye yönelmiş olması gerekmez. Bu tespit, suçun sınırlarını belirleyen temel Yargıtay ölçütü hâline gelmiştir.
Aynı karar çizgisinde Yargıtay, belirli kişiye yönelen teşhir davranışını ise farklı değerlendirmektedir. Ceza Genel Kurulu kararlarında, cinsel taciz suçunun teşhir suretiyle işlenmesi hâlinin TCK m.225’teki teşhircilikle aynı unsurları taşımadığı belirtilmiştir. Buna göre cinsel tacizde teşhirin belirli kişiye yönelmiş olması gerekirken, TCK m.225’te böyle bir yönelmişlik şartı yoktur; buna karşılık TCK m.225’te aleniyet aranır. Bu ayrım, uygulamada doğru suç vasfının tespiti bakımından son derece önemlidir.
Teşhircilik ile cinsel taciz arasındaki fark nedir?
Teşhircilik suçunda korunan hukuki değer daha çok kamusal ahlak ve genel haya düzeni iken, cinsel taciz suçunda belirli mağdurun cinsel dokunulmazlık alanı öne çıkar. Bu nedenle TCK m.225’teki suçta davranışın aleni olması gerekir; fakat belirli kişiye yönelmiş olması şart değildir. Cinsel tacizde ise teşhir davranışı belirli bir kişiyi cinsel amaçla rahatsız etmeye yönelmiş olabilir ve aleniyet zorunlu değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları tam da bu ayrımı netleştirmektedir.
Hayasızca hareketler suçu, özellikle teşhircilik bakımından uygulamada sıkça tartışılan fakat sınırları dikkatle çizilmesi gereken bir suç tipidir. TCK m.225’e göre suçun oluşması için davranışın cinsel nitelikte olması ve aleni şekilde gerçekleştirilmesi gerekir. Her uygunsuz çıplaklık veya her cinsel içerikli davranış bu suçu oluşturmaz; özellikle belirli kişiye yönelen davranışlarda cinsel taciz suçu ile ayrım yapılmalıdır. Yargıtay’ın güncel içtihatları da bu ayrımı istikrarlı biçimde kabul etmektedir. Suçun cezası altı aydan bir yıla kadar hapis olup, suç şikâyete tabi değildir ve bu nedenle altı aylık şikâyet süresi uygulanmaz. Dava zamanaşımı ise sekiz yıldır.
Teşhircilik suçu şikâyete bağlı mı?
Hayır. TCK m.225 kapsamındaki hayasızca hareketler suçu re’sen soruşturulur; altı aylık şikâyet süresi uygulanmaz.
Teşhircilik suçunda aleniyet şart mı?
Evet. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na göre TCK m.225 kapsamındaki teşhircilikte aleniyet zorunlu unsurdur.
Belirli bir kişiye yönelik teşhir her zaman TCK 225 midir?
Hayır. Davranış belirli kişiye yönelmişse ve onu cinsel amaçla rahatsız etmeye dönükse, olayın niteliğine göre cinsel taciz suçu gündeme gelebilir.
Teşhircilik suçunun cezası nedir?
TCK m.225’e göre altı aydan bir yıla kadar hapis cezasıdır.
Teşhircilik suçunda dava zamanaşımı kaç yıldır?
TCK m.66/1-e uyarınca sekiz yıldır.

