
“BLOCKCHAİN”İn Hukuki Ve Cezai Sorumluluğu
Blockchain sisteminin incelenebilmesi öncelikle bir takım kavram ve terimlerin açıklanması gerekmektedir.
Kripto Varlıklar
Kripto varlıklar sanal paranın bir alt kategorisi olarak karşımıza çıkmaktadır. Buna göre en basit tanımı ile kripto varlıklar dijital para ya da ödeme aracı olarak kullanılabilen yazılımlar olarak tanımlanabilir.
Kriptografi
Bitcoin ve altcoinler günümüz dünyasında birebir para yerine geçmekle birlikte her ülke nezdinde parasal birimlerine göre bir karşılığı vardır. Her ne kadar fiziki olarak elle tutulması ve gözle görülmesi mümkün değilse de ifade ettikleri parasal değerleri sebebiyle sanal ortamın yüksek güvenlik ihtiyacını doğurmaktadır. Nasıl ki; banka hesapları, kullanılan kredi ve banka kartları ile ATM’lerin güvenlik ihtiyacı varsa aynı şekilde sanal paraların da transfer ve saklanma sürecinde üst düzey güvenlik önlemlerinin alınması gerekmektedir. Zira sanal ortamda Bitcoin adresinin banka hesap numaranızı; anahtarlar ise banka şifresi ile eşdeğerdir. Sanal para adresi açık anahtardan; açık anahtar ise gizli anahtardan tek yönlü fonksiyon ile üretilmektedir. Tek yönlü fonksiyon bir güvenlik önlemi olarak tercih edilmiş olup bu yöntem ile tersine işlem yapılması engellenmeye çalışılmıştır.
Ancak sanal ortamın getirdiği güvenlik zafiyeti sebebiyle sanal paralar için farklı güvenlik duvarları ve şifreleme metotları geliştirilmiştir. Sanal para adresi ve anahtarlarda HASH şifrelendirme tekniği kullanılmaktadır. Açık anahtar ile şifrelenen bir mesaj ancak açık anahtarın sahip olduğu gizli anahtar ile çalışabilecektir. Kimlik doğrulaması açık anahtar ile sağlanmaktadır.
Blokzincir Sistemi
Sanal para üreticileri, kullanıcıların anonim kalmasına olanak tanırken yapılan transferler herkes tarafından aleni bir şekilde takip edilebilmektedir. Bu aleni takip Blokzincir Sistemi ile sağlanmaktadır. Blokzinciri verilen dijital ortamda şifrelenerek kaydedildiği bir tür kayıt defteri olarak tanımlanabilir. Bu kayıtlarda verler tarih sırasına göre birbirine zincir gibi bağlanmış bloklar halinde saklanır. Her bir blokta o bloğu işgal eden veri ile birlikte, bu verinin hangi işlemler ile hangi tarihte oluşturulduğu gibi bilgiler yer alır. Bu verilere herkesin ulaşabileceği ve teyit edebileceği şekilde kaydedilir ve isteyen herkes kayıt defterinin bir kopyasına sahip olabilir. Bu şekilde blokzincirin şeffaf olarak tek bir kişi ya da kurum denetiminde olmadan şeffaf bir şekilde kontrol edebilmesine olanak tanır.
Kayıt defterine yeni veri bir önceki en son eklenen verinin bloğuna yeni blok eklenerek sisteme dahil edilir. Yeni blok eklenebilmesi için kayıt defterinin tamamının onayının alınması gerekir. Blokzincirine eklenen blok ve verilere sonradan değiştirilemez ve silinemez.
Bloklar arası güvenliğin sağlanması için eklenen her yeni blok kayıt defterindeki diğer tüm bloklar ile ilişkilendirilir. blokzincirinin güvenliğini sağlamak için HASH şifreleme yöntemi kullanılır. Her blok kendisinden önceki bloğun hash kodunu taşır. Bu yöntemle kayıt defterindeki tüm bloklar kendisinden bir önceki bloğa zincir halkaları gibi birbirine bağlanması sağlar ve Blokzincir yapısını oluşturur. Blok zincir sisteminde tüm kullanıcılar tarafından oluşturulan diğer veri ve blokların doğrulanması gerektiği için blokzincirinde doğrulanmamış bir bir verinin yer alması mümkün değildir.
KRİPTO VARLIKLARIN HUKUKİ NİTELENDİRİLMESİ
Ülkemizde kripto varlıklara ilişkin ilk düzenleme 2021 yılında Ödemelerde “Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmelik” ile yapılmıştır. Bu yönetmelikte kripto paralar:dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak sanal olarak oluşturulup dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan, ancak itibari para, kaydi para, elektronik para, ödeme aracı, menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı olarak nitelendirilmeyen gayri maddi varlıklar şeklinde tanımlanmıştır.
Kripto varlıkların hukuk statüsünde menkul değer sayılabilmesi için 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 3. maddesine göre, belirli payları temsil etmesi ve kamu ya da özel sektör kuruluşlarının piyasadan borç alabilmek için kullandıkları hazine bonosu, gelir ortaklığı senetleri, devlet iç borçlanma senetleri, özel kesim tahvil ve bonoları gibi borçlanma araçlarından olması gerekmektedir.
Şuanki mevcut yasal düzenlemeler doğrultusunda Türkiye’de kripto varlıklarının bir ödeme aracı olarak kullanılması mümkün değildir. Ancak dünya genelinde ve ülkemizde kripto varlıklar üzerinden; hırsızlık, yağma, suçtan doğan malvarlığı değerlerinin ve kara paranın aklanması, dolandırıcılık ve terörizmin finanse edilmesi gibi bir çok suç işlenmektedir. Yapılan yargılamalar neticesinde artık kripto varlıklar ceza hukukunda büyük bir yer edinmişlerdir.
KRİPTO VARLIKLARININ VERGİ HUKUK YÖNÜNDEN İNCELENMESİ
Kripto varlıklar ülkemizdeki yasal düzenlemelere göre menkul bir kıymet olarak nitelendirildiği için menkul bir kıymet olarak da vergilendirilmesi mümkün değildir. Ancak Gelir Vergisi Kanunu Ticari Kazancın Tarifi başlıklı 37.madde kapsamında Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazanç olarak kabul edilmiş olması sebebiyle kripto varlıklardan elde edilen gelirlerin vergilendirilmesi gerekmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken husus ise kripto varlıklardan elde edilecek gelir düzenli olması halinde vergi yükümlülüğü doğruracağıdır. Zira tek seferlik bir işlem hacminde ticari kazanç elde etme amacından bahsedilemeyecektir.
Elde edilen gelirlerin vergilendirilmemesi yasa dışı kaynaklardan sanal para aracılığı ile ödeme alınması ve bu ödemenin yasadışı yönetemlerle piyasa sürülmesi durumunda ciddi cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalınabilecektir.

