Elektrikli Scooter Kazalarının Hukuki Durumu

Elektrikli Scooter Kazalarında Tazminat, Sigorta, Güvence Hesabı Ve Paylaşımlı Scooter Şirketlerinin Sorumluluğu

Elektrikli scooter kullanımı, özellikle büyükşehirlerde kısa mesafeli ulaşımın önemli araçlarından biri hâline gelmiştir. Martı, BinBin, Hop ve benzeri paylaşımlı scooter uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte elektrikli scooter kazaları da artmış; bu kazalar sonucunda yaralanma, ölüm, kalıcı sakatlık, maddi hasar, sigorta uyuşmazlığı, Güvence Hesabı başvurusu ve paylaşımlı scooter şirketlerinin sorumluluğu gibi birçok hukuki sorun ortaya çıkmıştır.

Elektrikli scooter kazaları klasik trafik kazalarından farklı özellikler taşır. Çünkü kazaya motorlu araç, yaya, bisikletli, scooter kullanıcısı, paylaşımlı scooter şirketi veya yolun bakımından sorumlu idare dahil olabilir. Bu nedenle elektrikli scooter kazalarında sorumluluk değerlendirilirken yalnızca genel trafik kuralları değil; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, Karayolları Trafik Yönetmeliği, Elektrikli Skuter Yönetmeliği, sigorta mevzuatı, Güvence Hesabı hükümleri, tüketici hukuku, haksız fiil sorumluluğu ve somut olayın kusur durumu birlikte incelenmelidir.

Elektrikli Scooter Nedir?

Elektrikli scooter, mevzuatta “elektrikli skuter” olarak düzenlenmektedir. Elektrikli skuter; hızı en fazla 25 km/saate ulaşabilen, tekerlekli, fren mekanizmasına sahip, ayak tahtası ve tutamağı bulunabilen, dikey direksiyon mekanizması içerebilen ve ayakta kullanılan elektrikli taşıt olarak tanımlanabilir.

Bu tanım önemlidir. Çünkü elektrikli scooter; otomobil, motosiklet veya motorlu bisiklet gibi klasik motorlu araçlardan farklı bir hukuki statüye sahiptir. Bununla birlikte elektrikli scooter kullanıcıları trafik kurallarından muaf değildir. E-skuterler, karayolu trafiği içinde belirli şartlara ve sınırlamalara tabi olarak kullanılabilir.

Elektrikli Scooter Sürmek İçin Aranan Yasal Şartlar

Elektrikli scooter kazalarında kusur ve sorumluluk değerlendirmesi yapılırken, öncelikle elektrikli scooter kullanıcısının mevzuatta öngörülen yasal şartlara uygun hareket edip etmediği incelenmelidir. Çünkü elektrikli scooter kullanımı tamamen serbest değildir; kanun ve yönetmelik hükümleriyle belirli kurallara bağlanmıştır.

Elektrikli scooter kullanıcısının yaş şartına, kullanım alanlarına, trafik kurallarına, teknik donanım şartlarına, park kurallarına ve güvenli sürüş yükümlülüklerine uygun davranması gerekir.

Elektrikli Scooter Kullanmak İçin Yaş Şartı

Elektrikli scooter kullanabilmek için kişinin 15 yaşını bitirmiş olması gerekir. Bu yaş şartı, elektrikli scooter kazalarında kusur değerlendirmesi bakımından önemlidir.

15 yaşını bitirmemiş bir kişinin elektrikli scooter kullanması hâlinde, kazanın oluş şekline göre kullanıcının, velisinin veya scooterı kullanmasına imkân sağlayan kişi ya da işletmenin sorumluluğu gündeme gelebilir.

Özellikle paylaşımlı scooter uygulamalarında yaş doğrulama sisteminin yeterli olup olmadığı, şirketin kullanıcıyı denetleme yükümlülüğü ve reşit olmayan kişilerin sisteme erişiminin engellenip engellenmediği ayrıca incelenmelidir.

Elektrikli Scooter İçin Ehliyet Gerekir Mi?

Elektrikli scooter kullanmak için klasik anlamda sürücü belgesi alınması zorunlu değildir. Ancak ehliyet zorunluluğunun bulunmaması, elektrikli scooter kullanıcısının trafik kurallarından muaf olduğu anlamına gelmez.

Elektrikli scooter kullanan kişi; trafik ışıklarına, yol işaretlerine, geçiş kurallarına, hız ve yol güvenliği kurallarına, yaya önceliğine ve Elektrikli Skuter Yönetmeliği’nde yer alan özel kurallara uymak zorundadır.

Bu nedenle elektrikli scooter kullanıcısının ehliyetsiz olması tek başına hukuka aykırılık oluşturmasa da, trafik kurallarına aykırı hareket etmesi kazada kusurlu sayılmasına neden olabilir.

Elektrikli Scooter Nerelerde Kullanılabilir?

Elektrikli scooter kullanımında temel kural, varsa bisiklet yolu veya bisiklet şeridinin kullanılmasıdır. Ayrı bisiklet yolu veya bisiklet şeridi varsa elektrikli scooterın taşıt yolunda sürülmesi yasaktır.

Elektrikli scooterların özellikle şu alanlarda kullanılması yasaktır:

Otoyollarda, şehirler arası karayollarında, azami hız sınırı 50 km/s üzerinde olan karayollarında ve yaya yollarında elektrikli scooter kullanılamaz.

Bu yasaklar kazalarda doğrudan önem taşır. Örneğin elektrikli scooter kullanıcısı yaya yolunda sürüş yaparken bir yayaya çarparsa veya hız sınırı 50 km/s üzerinde olan bir yolda araçla çarpışırsa, bu durum kusur değerlendirmesinde scooter kullanıcısı aleyhine dikkate alınabilir.

Ancak kullanıcının yasak alanda scooter kullanmış olması, diğer tarafların sorumluluğunu her zaman tamamen ortadan kaldırmaz. Motorlu araç sürücüsünün hız ihlali, dikkatsizliği, hatalı sollaması veya scooter kullanıcısını sıkıştırması da ayrıca değerlendirilir.

Elektrikli Scooter Kullanırken Uyulması Gereken Kurallar

Elektrikli scooter kullanıcıları, sürüş sırasında hem genel trafik kurallarına hem de e-skuterler için özel olarak düzenlenen kurallara uymak zorundadır.

Elektrikli scooter başka bir araca bağlanarak, asılarak veya tutunarak sürülemez. İzin alınarak yapılan gösteriler dışında akrobatik hareketlerle kullanılamaz. Manevra için işaret verme hâlleri dışında tek elle sürülmesi de hukuken sakıncalıdır.

Elektrikli scooter ile sürücü dışında başka bir kişi taşınamaz. Ayrıca sırtta taşınabilen kişisel eşya dışında yük veya yolcu taşınması yasaktır.

Taşıt yolunda kullanımın mümkün olduğu hâllerde, ikiden fazla elektrikli scooterın aynı şeritte yan yana sürülmesi yasaktır. Kullanıcı, diğer araçları izlerken, geçerken veya manevra yaparken karayolunu kullanan diğer kişilerin hareketini zorlaştıracak ya da tehlike doğuracak davranışlardan kaçınmalıdır.

Bu kurallara aykırı davranılması, kazanın oluşumunda kusur değerlendirmesine doğrudan etki eder.

Elektrikli Scooterın Teknik Şartları

Elektrikli scooterın güvenli şekilde kullanılabilmesi için belirli teknik şartlara sahip olması gerekir. Özellikle gece veya görüşün az olduğu durumlarda scooterın görünür olması hayati önemdedir.

Elektrikli scooterda önde beyaz ışık veren ve yolu aydınlatmaya elverişli far, arkada kırmızı ışık veren lamba, kırmızı reflektör ve sesli uyarı cihazı bulunmalıdır. Fren sisteminin, direksiyon mekanizmasının, lastiklerin ve bataryanın güvenli kullanıma uygun olması gerekir.

Kişisel scooterlarda bu teknik şartların sağlanması kullanıcının sorumluluğundadır. Paylaşımlı scooterlarda ise teknik bakım, düzenli kontrol, arızalı araçların sistemden çıkarılması ve güvenli kullanıma uygun araç sunulması şirketin sorumluluğu kapsamında değerlendirilebilir.

Örneğin fren sistemi arızalı olan bir paylaşımlı scooterın kullanıma açık bırakılması ve bu nedenle kazanın meydana gelmesi hâlinde, scooter şirketinin sorumluluğu gündeme gelebilir.

Elektrikli Scooter Park Kuralları

Elektrikli scooterların kamu düzenini bozacak, özel mülkiyeti ihlal edecek, yayaların, engellilerin veya hareket kısıtlılığı olan kişilerin güvenli ve bağımsız hareketlerini engelleyecek, araç ve yaya trafiğini zorlaştıracak şekilde park edilmesi yasaktır.

Hatalı park edilmiş scooter nedeniyle bir yayanın düşmesi, engelli bireyin yolunun kapanması, araç veya bisiklet trafiğinin tehlikeye girmesi hâlinde sorumluluk gündeme gelebilir.

Paylaşımlı scooter şirketleri de hatalı park edilen scooterların toplanması, park düzeninin sağlanması ve kullanıcıların doğru şekilde bilgilendirilmesi bakımından yükümlülük altındadır. Bu nedenle hatalı park nedeniyle oluşan kazalarda hem scooterı hatalı park eden kullanıcı hem de somut olayın özelliklerine göre paylaşımlı scooter şirketi sorumlu tutulabilir.

Elektrikli Scooter Kazası Nedir?

Elektrikli scooter kazası; e-skuter kullanıcısının, yayaların, motorlu araç sürücülerinin, bisikletlilerin veya diğer yol kullanıcılarının karıştığı; yaralanma, ölüm, maddi hasar, maluliyet veya başka zararlar doğuran trafik olayıdır.

Elektrikli scooter kazaları farklı şekillerde meydana gelebilir. Örneğin:

Bir otomobilin scooter kullanıcısına çarpması, plakası alınamayan bir aracın scooter kullanıcısını sıkıştırarak düşmesine neden olması, scooter kullanıcısının yayaya çarpması, scooterın freninin tutmaması, kiralık scooterın teknik arızası nedeniyle devrilme yaşanması, bozuk yol veya çukur nedeniyle kullanıcının düşmesi, hatalı park edilmiş aracın kapısının açılmasıyla scooter kullanıcısının yaralanması, kaldırımda scooter kullanımı nedeniyle üçüncü kişilerin zarar görmesi bu kapsamda değerlendirilebilir.

Elektrikli Scooter Kazalarında Kusur Nasıl Belirlenir?

Elektrikli scooter kazalarında kusur, kazanın oluş şekline göre belirlenir. Kusur incelemesinde olay yeri, kaza tespit tutanağı, kamera kayıtları, tanık beyanları, trafik levhaları, yolun fiziki durumu, scooterın teknik durumu, araç sürücüsünün davranışı ve e-skuter kullanıcısının kurallara uyup uymadığı birlikte değerlendirilir.

Örneğin bir araç sürücüsü, sağa dönüş sırasında bisiklet yolundaki scooter kullanıcısını fark etmeden çarpmışsa, araç sürücüsünün dikkat ve geçiş hakkı kurallarına aykırı davranışı gündeme gelebilir.

Buna karşılık scooter kullanıcısı kırmızı ışıkta geçmiş, yaya yolunda sürüş yapmış, birden fazla kişiyle scooter kullanmış, yasak yolda ilerlemiş veya gece ışık donanımı bulunmayan scooterla trafiğe çıkmışsa, kusur tamamen veya kısmen scooter kullanıcısına yüklenebilir.

Kusur değerlendirmesi yapılırken yalnızca tek taraflı bakılmamalıdır. Araç sürücüsü, scooter kullanıcısı, paylaşımlı scooter şirketi, yolun bakımından sorumlu idare ve diğer ilgililerin davranışları birlikte incelenmelidir.

Yasal Şartlara Aykırı Kullanımın Kaza Sorumluluğuna Etkisi

Elektrikli scooter kullanıcısının yasal şartlara aykırı davranması, kazanın oluşumunda kusurlu sayılmasına neden olabilir. Örneğin 15 yaşını bitirmeden scooter kullanmak, yaya yolunda sürüş yapmak, yasak yolda scooter kullanmak, tek elle sürmek, yolcu taşımak, gece görünürlük donanımı bulunmayan scooter kullanmak veya başka araca tutunarak ilerlemek kusur değerlendirmesinde dikkate alınır.

Ancak elektrikli scooter kullanıcısının bir kuralı ihlal etmiş olması, diğer tarafların sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Örneğin motorlu araç sürücüsünün hız ihlali, dikkatsizliği, geçiş hakkı ihlali veya scooter kullanıcısını sıkıştırması da ayrıca değerlendirilir.

Aynı şekilde paylaşımlı scooter şirketinin teknik bakım eksikliği, arızalı scooterı kullanıma açık bırakması veya güvenlik bilgilendirmesini gereği gibi yapmaması da sorumluluk doğurabilir.

Elektrikli Scooter Kazasında Yaralanan Kişi Hangi Tazminatları Talep Edebilir?

Elektrikli scooter kazasında yaralanan kişi, kazanın oluş şekline ve sorumlu kişilere göre maddi ve manevi tazminat talep edebilir.

Talep edilebilecek maddi tazminat kalemleri şunlardır:

Tedavi giderleri, hastane ve ilaç masrafları, fizik tedavi ve rehabilitasyon giderleri, bakıcı gideri, ulaşım giderleri, geçici iş göremezlik zararı, sürekli iş göremezlik veya maluliyet tazminatı, çalışma gücü kaybı, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar, scooter veya kişisel eşya hasarları, kask, telefon, kıyafet ve diğer malvarlığı zararları.

Yaralanmanın ağırlığına göre manevi tazminat da talep edilebilir. Özellikle kemik kırığı, ameliyat, kalıcı iz, organ kaybı, uzun süreli tedavi, psikolojik travma veya kalıcı maluliyet hâlinde manevi tazminat talebi önem kazanır.

Elektrikli Scooter Kazasında Ölüm Hâlinde Kimler Tazminat Talep Edebilir?

Elektrikli scooter kazasında ölüm meydana gelmişse, ölen kişinin yakınları ve destekten yoksun kalan kişiler tazminat talep edebilir.

Bu durumda talep edilebilecek başlıca zarar kalemleri şunlardır:

Destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze ve defin giderleri, ölüm öncesi tedavi giderleri, yakınların manevi tazminat talepleri ve diğer ekonomik zararlar.

Destekten yoksun kalma tazminatı yalnızca mirasçılara özgü değildir. Ölen kişinin fiilen destek olduğu veya ileride destek olması beklenen kişiler de somut koşullara göre talepte bulunabilir. Eş, çocuk, anne, baba ve bazı durumlarda fiili destek ilişkisi bulunan kişiler bu kapsamda değerlendirilebilir.

Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Elektrikli Scooter Kazalarında Nasıl Devreye Girer?

Elektrikli scooter kazasına bir motorlu araç karışmışsa, zarar gören kişi çoğu durumda kusurlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasına başvurabilir.

Örneğin otomobil, kamyonet, motosiklet, otobüs veya ticari taksinin scooter kullanıcısına çarpması hâlinde, kusurlu aracın trafik sigortası bedeni zararlar bakımından devreye girebilir.

Zorunlu mali sorumluluk sigortası, kusurlu motorlu aracın üçüncü kişilere verdiği zararları poliçe limitleri dahilinde karşılar. Scooter kullanıcısı bu kazada zarar gören üçüncü kişi konumundaysa, aracın sigorta şirketine başvuru yapılabilir.

Ancak elektrikli scooterın kendisinin zorunlu mali sorumluluk sigortasına tabi olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Güncel uygulamada e-skuterler klasik plakalı motorlu araç rejimiyle aynı şekilde değerlendirilmediğinden, scooterın üçüncü kişilere verdiği zararlarda kullanıcı, varsa paylaşımlı scooter şirketi, özel sigorta poliçesi ve genel haksız fiil sorumluluğu birlikte incelenmelidir.

Plakası Tespit Edilemeyen Araç Elektrikli Scooter Kullanıcısını Yaralarsa Ne Olur?

Elektrikli scooter kazalarında sık karşılaşılan durumlardan biri, plakası tespit edilemeyen bir aracın scooter kullanıcısını sıkıştırması, çarpıp kaçması veya kazaya sebep olup olay yerinden ayrılmasıdır.

Bu durumda kazaya sebep olan motorlu aracın plakası ve sigortası tespit edilemiyorsa, bedeni zararlar bakımından Güvence Hesabı gündeme gelebilir. Güvence Hesabı, tespit edilemeyen araçların neden olduğu kişiye gelen bedensel zararlar bakımından belirli şartlarla ödeme yapabilmektedir.

Burada önemli nokta şudur: Güvence Hesabı, kural olarak araçta veya scooterda meydana gelen maddi hasarı değil, bedensel zararları karşılar. Bu nedenle elektrikli scooter kullanıcısının yaralanması, malul kalması veya ölmesi hâlinde Güvence Hesabı başvurusu yapılabilirken; yalnızca scooterın kırılması, telefonun zarar görmesi veya kıyafet hasarı gibi maddi zararlar bakımından Güvence Hesabı’nın sorumluluğu kural olarak gündeme gelmez.

Güvence Hesabı Hangi Durumlarda Devreye Girer?

Elektrikli scooter kazalarında Güvence Hesabı özellikle şu hâllerde önem kazanır:

Kazaya sebep olan motorlu aracın tespit edilememesi, sigortasız motorlu aracın kazaya sebep olması, çalıntı veya gasp edilmiş aracın sebep olduğu kazalarda işletenin sorumlu tutulamadığı haller, zorunlu sigorta sisteminde teminat boşluğu bulunan bazı özel durumlar.

Elektrikli scooter kullanıcısı, plakası tespit edilemeyen bir araç nedeniyle yaralanmışsa, öncelikle kazanın gerçekten bir motorlu aracın kusurlu hareketiyle meydana geldiği ispatlanmalıdır. Sadece “bir araç beni sıkıştırdı” iddiası tek başına yeterli olmayabilir.

Kamera kaydı, tanık beyanı, kolluk tutanağı, hastane kayıtları, olay yeri incelemesi ve kaza tespit tutanağı bu noktada önemlidir.

Güvence Hesabı Başvurusu İçin Hangi Belgeler Gereklidir?

Güvence Hesabı başvurusu somut olaya göre farklı belgeler gerektirebilir. Ancak elektrikli scooter kazalarında genel olarak şu belgeler önem taşır:

Kaza tespit tutanağı veya kolluk tutanağı, hastane ve tedavi evrakı, adli muayene raporu, epikriz raporları, maluliyet raporu, kimlik bilgileri, olay yeri fotoğrafları, kamera kayıtları, tanık beyanları, gelir belgeleri, SGK kayıtları, tedavi gideri belgeleri, ölüm hâlinde veraset belgesi ve destek ilişkisini gösteren belgeler.

Başvuruda en sık yaşanan sorunlardan biri, kazanın tespit edilemeyen bir motorlu araçtan kaynaklandığının yeterince ispatlanamamasıdır. Bu nedenle kaza anından itibaren delillerin toplanması çok önemlidir.

Bedeni Zarar Nedir?

Bedeni zarar, kişinin vücut bütünlüğünün ihlal edilmesi nedeniyle uğradığı zarardır. Elektrikli scooter kazalarında bedeni zarar; kırık, çıkık, bağ yaralanması, kafa travması, omurga hasarı, kalıcı iz, sinir hasarı, organ kaybı, hareket kısıtlılığı, geçici iş göremezlik veya sürekli maluliyet şeklinde ortaya çıkabilir.

Bedeni zarar yalnızca hastane masrafından ibaret değildir. Kişinin çalışamadığı dönem, gelir kaybı, bakıma muhtaç hâle gelmesi, ileride tedaviye ihtiyaç duyması ve mesleğini eskisi gibi yapamaması da bedeni zarar kapsamındadır.

Maluliyet Raporu Elektrikli Scooter Kazalarında Neden Önemlidir?

Yaralanmalı elektrikli scooter kazalarında tazminatın en önemli unsurlarından biri maluliyet raporudur. Maluliyet raporu, kazazedenin kalıcı sakatlık oranını, çalışma gücü kaybını ve bedensel zararın derecesini ortaya koyar.

Sigorta şirketleri, Güvence Hesabı ve Sigorta Tahkim Komisyonu başvurularında maluliyet raporunun mevzuata uygun, yetkili sağlık kuruluşu tarafından düzenlenmiş, olayla illiyet bağını değerlendirmeye elverişli ve denetlenebilir nitelikte olması gerekir.

Eksik, hatalı, mevzuata aykırı veya illiyet bağını açıklamayan raporlar başvurunun reddine veya tazminatın eksik hesaplanmasına neden olabilir. Bu nedenle elektrikli scooter kazalarında maluliyet tespiti, tazminat sürecinin en kritik aşamalarından biridir.

Sigorta Şirketi, Güvence Hesabı Ve Sigorta Tahkim Başvurusu

Elektrikli scooter kazalarında kazaya bir motorlu araç karışmışsa, zarar gören kişi kusurlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasına başvurabilir. Sigorta şirketine başvuru yapılmadan doğrudan dava veya tahkim yoluna gidilmesi bazı durumlarda usuli sorunlara neden olabilir.

Bu nedenle sigorta sürecinde öncelikle kazaya karışan aracın plakası, sigorta şirketi, poliçe bilgileri, kusur durumu ve zararın kapsamı belirlenmelidir.

Kazaya sebep olan motorlu aracın plakası tespit edilemiyorsa, özellikle bedensel zararlar bakımından Güvence Hesabı gündeme gelebilir. Plakası tespit edilemeyen araç nedeniyle yaralanma, kalıcı sakatlık veya ölüm meydana gelmişse, kazanın tespit edilemeyen bir motorlu araçtan kaynaklandığı delillerle ortaya konulmalıdır.

Sigorta şirketi veya Güvence Hesabı’na yapılan başvuru reddedilmişse, eksik ödeme yapılmışsa veya süresi içinde cevap verilmemişse, şartları varsa Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapılabilir.

Sigorta Tahkim Komisyonu sürecinde başvuru şartlarının yerine getirilmesi, maluliyet raporunun mevzuata uygun olması, bedeni zarar ile kaza arasındaki illiyet bağının kurulması ve talep edilen tazminat kalemlerinin açık şekilde gösterilmesi gerekir.

Elektrikli scooter kazalarında tahkim başvurularında en sık yaşanan sorunlar; eksik belge, mevzuata uygun olmayan maluliyet raporu, kazaya sebep olduğu ileri sürülen aracın tespit edilememesi, Güvence Hesabı kapsamının yanlış değerlendirilmesi, yalnızca maddi hasar için Güvence Hesabı’na başvuru yapılması veya başvurunun yanlış muhataba yöneltilmesidir.

Bu nedenle elektrikli scooter kazalarında sigorta, Güvence Hesabı ve tahkim süreci teknik ve hukuki yönden dikkatli hazırlanmalıdır.

Paylaşımlı Scooter Şirketlerinin Sorumluluğu

Elektrikli scooter kazası paylaşımlı bir scooter ile meydana gelmişse, scooter şirketinin sorumluluğu ayrıca incelenmelidir. Martı, BinBin, Hop ve benzeri uygulamalar üzerinden kiralanan scooterlarda şirket yalnızca dijital uygulama sağlayıcısı değil; aynı zamanda belirli koşullarda aracı kullanıma sunan, bakım ve işletme organizasyonunu yürüten hizmet sağlayıcı konumundadır.

Paylaşımlı scooter şirketinin sorumluluğu özellikle şu hâllerde gündeme gelebilir:

Scooterın fren sisteminin arızalı olması, gaz veya hız sınırlama sisteminde sorun bulunması, lastik, direksiyon veya batarya kaynaklı teknik arıza olması, scooterın düzenli bakımının yapılmaması, arızalı scooterın kullanıma açık bırakılması, kullanıcıya yeterli güvenlik bilgilendirmesi yapılmaması, uygulamada riskli alanlara ilişkin uyarıların eksik olması, coğrafi sınırlama veya hız sınırlama sistemlerinin gereği gibi işletilmemesi, scooterın tehlikeli şekilde park edilmesine izin verilmesi, kaza sonrası destek ve kayıt sisteminin yetersiz kalması.

Bu tür durumlarda şirketin sözleşmesel sorumluluğu, ayıplı hizmet sorumluluğu, haksız fiil sorumluluğu ve organizasyon kusuru tartışılabilir.

Paylaşımlı Scooter Şirketi Her Kazadan Sorumlu Mudur?

Paylaşımlı scooter şirketi, kullanılan scooterla meydana gelen her kazadan otomatik olarak sorumlu değildir.

Örneğin kullanıcı kırmızı ışıkta geçiyor, yasak yolda sürüyor, alkollü şekilde scooter kullanıyor, birden fazla kişi scooter’a biniyor veya açık trafik kurallarını ihlal ediyorsa, şirketin sorumluluğu doğmayabilir ya da sınırlı olabilir.

Ancak kazanın nedeni scooterın teknik arızası, bakım eksikliği, yanlış yönlendirme, kullanıcıyı yeterince bilgilendirmeme, güvenli olmayan aracı hizmete sunma veya uygulama kaynaklı organizasyon eksikliği ise şirketin sorumluluğu gündeme gelebilir.

Bu nedenle paylaşımlı scooter kazalarında kazanın tek nedeni kullanıcı hatası mı, araç arızası mı, üçüncü kişinin kusuru mu, yol kusuru mu, yoksa şirketin organizasyon eksikliği mi olduğu ayrıntılı şekilde araştırılmalıdır.

Martı Scooter Kazalarında Hukuki Değerlendirme

Martı veya benzeri paylaşımlı scooter uygulamaları üzerinden kullanılan scooterlarla meydana gelen kazalarda hukuki değerlendirme birkaç ihtimale göre yapılmalıdır.

Eğer kazaya başka bir motorlu araç sebep olmuşsa, öncelikle o aracın sürücüsü, işleteni ve zorunlu trafik sigortası değerlendirilir. Araç tespit edilemiyorsa, bedeni zararlar bakımından Güvence Hesabı gündeme gelebilir.

Eğer kaza scooterın teknik arızasından kaynaklanmışsa, paylaşımlı scooter şirketinin bakım, denetim ve güvenli hizmet sunma yükümlülüğü incelenir.

Eğer kaza tamamen kullanıcının trafik kurallarına aykırı davranışından kaynaklanmışsa, kullanıcının kendi kusuru nedeniyle tazminat talepleri azalabilir veya ortadan kalkabilir.

Eğer yaya veya üçüncü kişi, paylaşımlı scooter kullanıcısı tarafından yaralanmışsa, scooter kullanıcısının haksız fiil sorumluluğu gündeme gelir. Ayrıca şirketin aracı güvenli şekilde kullanıma sunup sunmadığı ve özel sigorta/teminat düzeni bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır.

Martı TAG Kazalarında Sorumluluk Nasıl Değerlendirilir?

Martı TAG, klasik elektrikli scooter kiralama sisteminden farklı bir yapıya sahiptir. TAG kapsamında araç veya motosikletle yolculuk paylaşımı söz konusu olduğunda, kaza meydana gelirse öncelikle kazaya karışan aracın sürücüsü, işleteni, trafik sigortası, varsa kasko ve ihtiyari mali mesuliyet sigortası incelenmelidir.

TAG kapsamında yapılan yolculukta yolcu yaralanmışsa, aracın sürücüsünün kusuru, diğer aracın kusuru, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası, yolcu taşıma faaliyetinin hukuki niteliği ve platformun süreçteki rolü birlikte değerlendirilmelidir.

Eğer kaza TAG sürücüsünün kullandığı motorlu araçla meydana gelmişse, zarar gören yolcu veya üçüncü kişi, şartları varsa aracın ZMSS poliçesine başvurabilir. Ancak aracın kullanım amacının poliçedeki beyanlarla uyumlu olup olmadığı, ticari kullanım veya taşımacılık iddiası, kasko veya özel sigorta poliçelerinde istisna bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.

Platformun sorumluluğu ise otomatik değildir. Ancak platformun yalnızca pasif aracı olup olmadığı, sürücüyü seçme ve denetleme imkânı, hizmet bedeli ve komisyon ilişkisi, kullanıcıya verdiği güvenlik taahhütleri, sigorta vaadi, uygulama içi yönlendirmeler ve kaza sonrası destek süreçleri dikkate alınarak ayrıca değerlendirilebilir.

Elektrikli Scooter Kazalarında Yol Kusuru Ve Belediye Sorumluluğu

Bazı elektrikli scooter kazaları yol bozukluğu, çukur, mazgal, bozuk asfalt, uygunsuz kasis, aydınlatma eksikliği, bisiklet yolunun hatalı düzenlenmesi veya trafik işaretlerinin eksikliği nedeniyle meydana gelebilir.

Bu durumda yalnızca kullanıcı veya araç sürücüsü değil, yolun bakım ve güvenliğinden sorumlu idare de gündeme gelebilir. Belediyeler, karayolları idaresi veya ilgili kamu kurumu, yolun güvenli kullanımını sağlamakla yükümlüdür.

Yol kusurundan kaynaklanan scooter kazalarında olay yeri fotoğrafları, belediye başvuruları, keşif, bilirkişi incelemesi, kamera kayıtları ve kaza sonrası yolun değiştirilip değiştirilmediğine ilişkin belgeler önem taşır.

Bu tür uyuşmazlıklar idarenin hizmet kusuru kapsamında değerlendirilebileceğinden, görevli yargı yolu ve başvuru süreleri ayrıca incelenmelidir.

Elektrikli Scooter Kazasında Manevi Tazminat

Elektrikli scooter kazasında yaralanan kişi, bedensel zararın ağırlığına göre manevi tazminat talep edebilir. Manevi tazminat; kazanın kişide yarattığı acı, elem, psikolojik etki, kalıcı iz, sakatlık, ameliyat süreci, yaşam kalitesindeki düşüş ve olayın ağırlığı dikkate alınarak belirlenir.

Ölüm hâlinde ise ölenin yakınları manevi tazminat talep edebilir. Manevi tazminat talepleri ZMSS bakımından kural olarak sigorta teminatı dışında kalabilir. Bu nedenle manevi tazminat talepleri çoğu zaman kusurlu sürücü, işleten, şirket veya sorumlu kişilere karşı ileri sürülür. Varsa ihtiyari mali mesuliyet sigortası veya özel poliçe hükümleri ayrıca incelenmelidir.

Elektrikli Scooter Kazalarında Delil Toplama

Elektrikli scooter kazalarında hak kaybı yaşamamak için delil toplama çok önemlidir. Kaza sonrası mümkünse şu adımlar atılmalıdır:

Kolluk çağrılmalı ve kaza tespit tutanağı düzenlenmelidir. Olay yeri, araçlar, scooter, yol durumu, trafik levhaları ve yaralanmalar fotoğraflanmalıdır. Kamera kaydı bulunabilecek iş yerleri, MOBESE noktaları, apartman kameraları ve araç kameraları tespit edilmelidir. Tanıkların isim ve iletişim bilgileri alınmalıdır.

Hastane kayıtları, adli raporlar ve tedavi belgeleri saklanmalıdır. Paylaşımlı scooter uygulamasındaki yolculuk kaydı, rota bilgisi, kiralama saati, uygulama ekran görüntüleri ve müşteri hizmetleri yazışmaları muhafaza edilmelidir.

Aracın plakası alınamamışsa, bu durum derhal kolluğa bildirilmelidir. Plakası tespit edilemeyen araç iddiası bakımından olayın hemen ardından yapılan resmi bildirimler önemlidir.

Deliller ne kadar erken toplanırsa, sigorta, Güvence Hesabı, tahkim veya dava süreci o kadar sağlıklı yürütülür.

Elektrikli Scooter Kazalarında Başvuru Yolları

Elektrikli scooter kazalarında başvuru yolu, kazanın oluş şekline göre değişir.

Kazaya kusurlu ve sigortalı bir motorlu araç sebep olmuşsa, öncelikle aracın zorunlu trafik sigortasına başvuru yapılır. Sigorta şirketi talebi reddederse veya süresi içinde cevap vermezse Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulabilir ya da dava açılabilir.

Kazaya plakası tespit edilemeyen araç sebep olmuşsa, bedeni zararlar bakımından Güvence Hesabı’na başvuru yapılabilir. Güvence Hesabı başvuruyu reddederse veya eksik ödeme yaparsa tahkim veya dava yolu değerlendirilebilir.

Kaza scooter şirketinin teknik veya organizasyon kusurundan kaynaklanıyorsa, şirkete karşı tüketici hukuku, sözleşmesel sorumluluk veya haksız fiil hükümleri çerçevesinde talepte bulunulabilir.

Kaza yol kusurundan kaynaklanıyorsa, ilgili idareye karşı hizmet kusuru kapsamında başvuru ve dava yolları gündeme gelebilir.

Kaza sonucu ceza hukuku bakımından yaralanma veya ölüm meydana gelmişse, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma yürütülebilir. Bu süreçte kusur raporu, kamera kayıtları ve adli raporlar önemlidir.

Elektrikli Scooter Kazalarında Zamanaşımı

Elektrikli scooter kazalarında zamanaşımı, talebin niteliğine göre değişir. Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat taleplerinde genel olarak haksız fiil ve Karayolları Trafik Kanunu hükümleri birlikte değerlendirilir.

Bedeni zarar, ölüm, ceza soruşturması, sigorta başvurusu, Güvence Hesabı ve idari sorumluluk ihtimalleri zamanaşımı hesabını etkileyebilir.

Bu nedenle zamanaşımı değerlendirmesi her dosyada ayrı yapılmalıdır. Yaralanmalı veya ölümlü kazalarda ceza zamanaşımı süreleri, sigorta başvuru süreleri ve dava açma süreleri ayrıca incelenmelidir.

Elektrikli Scooter Kazasında Avukat Desteğinin Önemi

Elektrikli scooter kazaları, klasik trafik kazalarına göre daha fazla hukuki ihtimal içerir. Kazaya karışan aracın tespit edilip edilmemesi, scooterın kişisel veya paylaşımlı olması, şirketin sorumluluğu, ZMSS, Güvence Hesabı, maluliyet raporu, yol kusuru, idari sorumluluk ve sigorta tahkim başvuru şartları birlikte değerlendirilmelidir.

Bu nedenle elektrikli scooter kazası sonrasında hukuki destek alınması, delillerin zamanında toplanması, doğru muhataba başvuru yapılması, maluliyet raporunun mevzuata uygun alınması ve tazminat kalemlerinin eksiksiz talep edilmesi bakımından önemlidir.

Elektrikli Scooter Kullanmak İçin Kaç Yaşında Olmak Gerekir?

Elektrikli scooter kullanmak için kişinin 15 yaşını bitirmiş olması gerekir. Bu şartın sağlanmaması, kazada kusur ve sorumluluk değerlendirmesine etki edebilir.

Elektrikli Scooter Kullanmak İçin Ehliyet Gerekir Mi?

Elektrikli scooter kullanmak için klasik anlamda sürücü belgesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak kullanıcı trafik kurallarına ve e-skuterler için belirlenen özel kurallara uymak zorundadır.

Elektrikli Scooter Kaldırımda Kullanılabilir Mi?

Elektrikli scooterın yaya yolunda veya kaldırımda kullanılması hukuken uygun değildir. Bu şekilde kullanım, özellikle yayaya çarpma veya düşme kazalarında kusur değerlendirmesinde kullanıcı aleyhine sonuç doğurabilir.

Elektrikli Scooter Kazasında ZMSS Devreye Girer Mi?

Kazaya bir motorlu araç karışmışsa ve bu araç kusurluysa, zarar gören scooter kullanıcısı kusurlu aracın zorunlu trafik sigortasına başvurabilir. Ancak scooterın kendisinin ZMSS kapsamında olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Plakası Alınamayan Araç Scooter Kullanıcısını Yaralarsa Ne Yapılır?

Plakası tespit edilemeyen motorlu araç scooter kullanıcısını yaralamışsa, bedeni zararlar için Güvence Hesabı’na başvuru yapılabilir. Bunun için kazanın tespit edilemeyen bir araçtan kaynaklandığı delillerle ortaya konulmalıdır.

Güvence Hesabı Scooter Hasarını Öder Mi?

Güvence Hesabı, tespit edilemeyen araçlar bakımından kural olarak kişiye gelen bedensel zararları karşılar. Scooterın kırılması, telefon hasarı veya kıyafet zararı gibi maddi hasarlar bakımından Güvence Hesabı’na başvuru her durumda sonuç vermez.

Paylaşımlı Scooter Şirketi Kazadan Sorumlu Olur Mu?

Şirket her kazadan otomatik olarak sorumlu değildir. Ancak scooterın teknik arızası, bakım eksikliği, güvenli hizmet sunulmaması, yetersiz bilgilendirme veya organizasyon kusuru varsa şirketin sorumluluğu gündeme gelebilir.

Martı Scooter Kazasında Tazminat Kimden İstenir?

Kazanın nedenine göre tazminat; kusurlu araç sürücüsünden, aracın işleteninden, trafik sigortasından, Güvence Hesabı’ndan, paylaşımlı scooter şirketinden, yol kusuru varsa ilgili idareden veya birden fazla sorumludan talep edilebilir.

Martı TAG Kazasında Yolcu Yaralanırsa Ne Olur?

TAG kapsamında yapılan yolculukta motorlu araç kazası meydana gelmişse, öncelikle sürücü, işleten, aracın zorunlu trafik sigortası ve varsa diğer sigorta poliçeleri incelenir. Platformun sorumluluğu ise olayın niteliğine, platformun rolüne ve kullanıcıya verilen hizmetin kapsamına göre ayrıca değerlendirilir.

Elektrikli Scooter Kazasında Maluliyet Raporu Gerekir Mi?

Kalıcı sakatlık veya çalışma gücü kaybı iddiası varsa maluliyet raporu gerekir. Raporun mevzuata uygun, yetkili sağlık kuruluşu tarafından düzenlenmiş ve kazayla illiyet bağını değerlendirmeye elverişli olması önemlidir.

Sigorta Tahkim Komisyonu’na Başvuru Yapılabilir Mi?

Evet. Sigorta şirketi veya Güvence Hesabı’na yapılan başvuru reddedilmişse ya da süresi içinde cevap verilmemişse, şartları varsa Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapılabilir.

Elektrikli scooter kazaları; trafik hukuku, sigorta hukuku, tüketici hukuku, haksız fiil sorumluluğu ve idare hukuku yönleri bulunan karmaşık uyuşmazlıklardır. Kazaya motorlu araç karışmışsa ZMSS; araç tespit edilemiyorsa bedeni zararlar bakımından Güvence Hesabı; paylaşımlı scooter kullanılmışsa şirketin teknik ve organizasyonel sorumluluğu; yol kusuru varsa ilgili idarenin hizmet kusuru ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Elektrikli scooter kullanıcısının 15 yaş şartına, kullanım alanlarına, yaya yolu ve hız sınırı yasaklarına, yolcu taşıma yasağına, teknik donanım şartlarına ve park kurallarına uyup uymadığı kusur değerlendirmesinde önemlidir. Ancak kazalarda yalnızca scooter kullanıcısının davranışı değil, motorlu araç sürücüsünün, işletenin, sigorta şirketinin, paylaşımlı scooter şirketinin ve yolun bakımından sorumlu idarenin durumu da birlikte incelenmelidir.

Bu tür kazalarda hak kaybı yaşanmaması için kaza sonrası delillerin hızlıca toplanması, hastane ve maluliyet raporlarının mevzuata uygun alınması, doğru sigorta kuruluşuna veya Güvence Hesabı’na başvuru yapılması ve tazminat kalemlerinin eksiksiz hesaplanması gerekir.

Elektrikli scooter kazalarında her olay kendi koşullarına göre değerlendirilir. Bu nedenle kusur, sigorta teminatı, Güvence Hesabı kapsamı, paylaşımlı scooter şirketinin sorumluluğu ve tazminat miktarı somut dosya üzerinden belirlenmelidir.

PER Legal

Per Legal hukuk bürosu temelinde müvekkillerin sorunları çözerek onların maddi ve manevi kazanımlarını hedeflemektedir. Çalışma prensibinde müvekkillerinin taleplerini hukuki zeminde birleştirerek onların en avantajlı kararları alması için yol gösterici olmaktadır.