Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Nedir? Şartları, Sonuçları ve İtiraz Yolu

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, ceza muhakemesinde soruşturma evresinin sonunda Cumhuriyet savcısının kamu davası açmama yönünde verdiği karardır. Uygulamada bu karar çoğu zaman “takipsizlik kararı” olarak da anılmaktadır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre savcı, bir suç işlendiği izlenimini öğrenir öğrenmez kamu davası açmaya yer olup olmadığına karar verebilmek için gerçeği araştırmak, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplamak ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür. Bu inceleme sonunda kamu davası açılması için kanunun aradığı düzeyde şüpheye ulaşılamazsa veya hukuken kovuşturma imkânı yoksa kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar nedir?

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, soruşturma evresi sonunda dosyanın iddianameye dönüşmemesi anlamına gelir. Ceza muhakemesinde kamu davası açılabilmesi için yalnızca bir ihbar veya soyut iddia yeterli değildir. Kanun, soruşturma sonunda toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda “yeterli şüphe” oluşturmasını aramaktadır. Bu nedenle savcı, yeterli şüpheye ulaşamadığında iddianame düzenleyemez; buna karşılık kanunun öngördüğü şartlar oluşmuşsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. CMK m.170’e göre iddianame ancak soruşturma sonunda toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa düzenlenebilir. CMK m.172 ise yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde KYOK verilmesini emreder.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar hangi kanun maddesinde düzenlenmiştir?

Bu kararın temel dayanağı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172. maddesidir. Ancak kurumun doğru anlaşılması için yalnızca 172. maddeye değil, 160, 170, 173 ve bazı sonuçları bakımından 141. maddelere de birlikte bakmak gerekir. Çünkü CMK m.160 savcının soruşturmadaki araştırma yükümlülüğünü, m.170 kamu davası açılabilmesi için gerekli yeterli şüphe ölçütünü, m.173 ise KYOK kararına karşı itiraz usulünü düzenlemektedir. Ayrıca kanuna uygun olarak yakalanan veya tutuklanan kişi hakkında sonradan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilirse, belirli şartlarla devlete karşı tazminat istemi de gündeme gelebilir.

Cumhuriyet savcısı ne zaman kovuşturmaya yer olmadığına karar verir?

CMK m.172/1’e göre Cumhuriyet savcısı iki temel durumda kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. İlk durum, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delilin elde edilememesidir. İkinci durum ise kovuşturma olanağının bulunmamasıdır. Dolayısıyla KYOK kararı yalnızca “delil azlığı” sebebiyle değil, bazı hukukî engeller sebebiyle de verilebilir. Kanun metni bu iki sebebi açıkça yan yana düzenlemiştir.

Yeterli şüphe ne anlama gelir?

Ceza muhakemesinde yeterli şüphe, soruşturma dosyasındaki delillerin bir iddianame düzenlenmesini haklı gösterecek ağırlığa ulaşmasıdır. Bu kavram mahkûmiyet için gereken kesin ve her türlü şüpheden uzak ispat düzeyi değildir; ancak sırf ihtimal, varsayım veya soyut isnat da yeterli değildir. Nitekim CMK m.170/2, savcının iddianame düzenleyebilmesi için “toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturmasını” şart koşmaktadır. Bu nedenle savcı, toplanan deliller bu seviyeye çıkmadığında iddianame değil KYOK kararı vermek zorundadır.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar hangi şartlarda verilir?

1. Yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi

Uygulamada en sık karşılaşılan sebep budur. Savcı soruşturma yapar, tanık beyanlarını alır, kamera kayıtlarını toplar, bilirkişi incelemesi yaptırır, dijital verileri inceler veya diğer delilleri değerlendirir. Buna rağmen dosyada kamu davası açılmasını haklı gösterecek yoğunlukta bir şüphe oluşmazsa kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Burada önemli olan husus, savcının pasif kalmaması; CMK m.160 uyarınca gerçeği araştırma ve hem lehine hem aleyhine delilleri toplama yükümlülüğünü yerine getirmesidir.

2. Kovuşturma olanağının bulunmaması

CMK m.172’de açıkça düzenlenen ikinci ihtimal, hukuken kamu davası açılmasının mümkün olmamasıdır. Bu kapsama somut olaya göre şikâyet yokluğu, şikâyetten vazgeçme, önödeme veya uzlaştırma gibi kurumların sonuç doğurması, zamanaşımı, genel veya özel af, ölüm ya da muhakeme şartının gerçekleşmemesi gibi durumlar girebilir. Burada ortak nokta, savcının dosyayı mahkemeye taşımasının hukuk düzenince artık mümkün veya gerekli görülmemesidir. Kanun maddesi bu durumu genel ifade ile “kovuşturma olanağının bulunmaması” olarak formüle etmiştir.

Savcının soruşturmadaki yükümlülüğü nedir?

Savcı, ihbar veya başka bir yolla suç işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamak zorundadır. Ayrıca maddi gerçeğin araştırılması ve adil yargılama yapılabilmesi için şüphelinin lehine ve aleyhine delilleri toplamak ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür. Bu nedenle KYOK kararı, yüzeysel veya eksik soruşturmanın değil; yeterli araştırma yapıldıktan sonra ulaşılan hukukî sonucun adı olmalıdır. Aksi hâlde karar, itiraz incelemesinde tartışma konusu olabilir.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kime bildirilir?

CMK m.172/1 uyarınca bu karar, suçtan zarar görene ve önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Aynı hükme göre kararda itiraz hakkı, itiraz süresi ve itiraz mercii de gösterilmelidir. Bu düzenleme, hem mağdurun hem de şüphelinin soruşturmanın sonucu hakkında bilgilendirilmesini ve özellikle suçtan zarar gören açısından etkili bir itiraz yolunun işletilmesini amaçlar.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın sonuçları nelerdir?

CMK m.172/2’ye göre kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra, yeni delil meydana çıkmadıkça aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz. Bu hüküm, soruşturmanın keyfî biçimde tekrar tekrar açılmasını önleyen önemli bir güvencedir. Ancak bu sonuç mutlak değildir. Gerçekten yeni delil ortaya çıkarsa dosya yeniden değerlendirilebilir. Ayrıca itirazın reddedilmesinden sonra savcının yeni delil nedeniyle kamu davası açabilmesi, daha önce itirazı karara bağlamış ağır ceza mahkemesi başkanının bu konuda karar vermesine bağlıdır.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz edilebilir mi?

Evet. CMK m.173’e göre suçtan zarar gören, kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren on beş gün içinde itiraz edebilir. İtiraz, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi başkanına yapılır. İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve delillerin belirtilmesi gerekir. Başkan yeterli neden görmezse istemi gerekçeli olarak reddeder; yeterli neden görürse Cumhuriyet savcısı kamu davasını açar. Bununla birlikte savcının kamu davasını açmama hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde, örneğin CMK m.171 kapsamındaki kimi durumlarda, bu itiraz usulü uygulanmaz.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karardan sonra yeniden dava açılabilir mi?

Kural olarak aynı fiilden dolayı yeniden kamu davası açılamaz. Ancak kanun, “yeni delil” ortaya çıkmasını istisna olarak kabul etmiştir. Yeni delil, önceki soruşturmada bulunmayan ve kamu davası açılması değerlendirmesini değiştirebilecek nitelikte yeni bir vakıa veya yeni bir ispat aracı olmalıdır. Özellikle itirazın da reddedildiği durumlarda, savcının yeni delile dayanarak dava açabilmesi için ağır ceza mahkemesi başkanının ayrıca buna karar vermesi gerekir. Bu yönüyle KYOK kararı soruşturmayı tamamen kilitleyen değil, fakat gelişigüzel yeniden açılmasını engelleyen bir kurumdur.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile iddianame arasındaki ilişki nedir?

CMK sistematiğinde savcı soruşturma sonunda iki temel yoldan birine gider: ya yeterli şüphe varsa iddianame düzenler ya da CMK m.172 koşulları varsa KYOK kararı verir. Bu nedenle KYOK ile iddianame birbirinin alternatifi niteliğindedir. Kamu davası, iddianamenin kabulüyle açılır ve kovuşturma evresi o anda başlar. Dolayısıyla KYOK kararı verilmiş bir dosyada henüz kamu davası açılmış değildir.

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tazminat hakkı doğurur mu?

Her durumda değil; ancak bazı hâllerde evet. CMK m.141/1-e’ye göre kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatine karar verilen kişiler, maddi ve manevi zararlarını devletten isteyebilir. Bu hüküm, özellikle özgürlüğü kısıtlanan kişi bakımından KYOK kararının yalnız ceza muhakemesi sonucu değil, aynı zamanda tazminat hukuku bakımından da önem taşıdığını göstermektedir. Anayasa Mahkemesi’nin ilgili emsal özetlerinde de bu hususa açık biçimde yer verilmektedir.

Sonuç

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, ceza muhakemesinin soruşturma evresinde verilen en önemli kararlardan biridir. Bu karar, suç işlendiği yönünde yeterli şüphe oluşmadığında veya hukuk düzeni kamu davası açılmasına izin vermediğinde verilir. Savcının böyle bir karara ulaşabilmesi için öncelikle etkin, objektif ve tam bir soruşturma yürütmesi gerekir. Karar verildiğinde suçtan zarar görene ve belirli şartlarla şüpheliye bildirim yapılır; mağdur bakımından on beş günlük itiraz yolu açılır; ayrıca aynı fiilden dolayı yeniden dava açılması yeni delil şartına bağlanır. Bu nedenle KYOK kararı, hem kişi haklarını hem de ceza adalet sisteminin ölçülülüğünü koruyan temel kurumlardan biridir.

Sık Sorulan Sorular

Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile takipsizlik aynı şey midir?

Evet. Uygulamada “takipsizlik kararı” denilen kararın kanundaki adı “kovuşturmaya yer olmadığına dair karar”dır. Dayanağı CMK m.172’dir.

Savcı hangi hâllerde KYOK kararı verir?

İki temel durumda: kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâlinde.

KYOK kararına kim itiraz edebilir?

CMK m.173’e göre suçtan zarar gören itiraz edebilir. Şüpheli bakımından bu madde anlamında bir itiraz yolu öngörülmemiştir.

KYOK kararına itiraz süresi kaç gündür?

Kararın tebliğinden itibaren on beş gündür.

KYOK kararından sonra aynı olaydan yeniden dava açılabilir mi?

Ancak yeni delil ortaya çıkarsa mümkündür. İtirazın reddedildiği dosyalarda ayrıca ağır ceza mahkemesi başkanının kararı gerekir.

Hakkında KYOK verilen kişi tazminat isteyebilir mi?

Kişi kanuna uygun şekilde yakalanmış veya tutuklanmış ve sonradan hakkında KYOK verilmişse, CMK m.141 kapsamında devletten maddi ve manevi tazminat istemi gündeme gelebilir.

PER Legal

Per Legal hukuk bürosu temelinde müvekkillerin sorunları çözerek onların maddi ve manevi kazanımlarını hedeflemektedir. Çalışma prensibinde müvekkillerinin taleplerini hukuki zeminde birleştirerek onların en avantajlı kararları alması için yol gösterici olmaktadır.