Mirasçılıktan Çıkarma(ISKAT) Ve Şartları

Kanunda aranan şartların mevcut olması durumunda mirasbırakan, ölüme bağlı bir tasarrufla saklı pay mirasçısını mirasçılıktan çıkarabilir.

Kanunda mirasçılıktan çıkartmak için şu iki şart aranmıştır:

1. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse,

2. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse.

Mirasçılıktan çıkarma, mirasbırakanın çıkarma sebebini belirtmesi halinde geçerli olacaktır. Mirasçılıktan çıkarılan kimse itiraz ederse, belirtilen sebebin varlığını ispat, çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer. Sebebin varlığı ispat edilememiş veya çıkarma sebebi tasarrufta belirtilmemişse tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir; ancak, mirasbırakan bu tasarrufu çıkarma sebebi hakkında düştüğü açık bir yanılma yüzünden yapmışsa, çıkarma geçersiz olur.

Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmeme ifadesinden; mirasçının, sadakat, yardım, bağlılık, çocuklara itina gösterme görevini yapmaması, ana baba ve çocukların karşılıklı sevgi ve saygı şefkat bağları, yoksulluğa ve zarurete düşmede yardım yükümlülüğü, nafaka borcu, aile birlik ve huzurunu bozan davranışlarda bulunmama anlamı çıkmaktadır. Yerleşik yargıtay içtihatları da bu yöndedir.

Mirastan çıkarmanın geçerli olabilmesi için; çıkarılma sebebinin net, anlaşılır belirli bir eylem/eylemlere dayanması ve bu eylem/eylemlerin açıkça belirtilmiş olması gerekmektedir. Buna göre miras bırakan tarafından mirastan çıkarma gerekçesi olarak; bana kötü davrandı, benimle ilgilenmedi şeklindeki genel tabirler bu geçerlilik şartını sağlamamaktadır. Kötü davranışın ya da ilgisizliğin hangi eylemler ile gerçekleştirildiğinin detaylı olarak ölüme bağlı tasarrufta belirtilmesi gerekmektedir.

Bu aşamada ispat yükünün miras bırakanda ve diğer mirasçılar üzerinde olup tasarrufta belirtilen mirastan çıkarma sebepleri tanık dahil her türlü delil ile ispatlanabilecektir.

Mirasçının evi terk ederek aile fertleri ile tüm ilişkisini diğer aile fertlerinin bir kusuru olmadan sonlandırması, onlarla haklı bir gerekçesi olmaksızın görüşmemesi, onların kendisi ile iletişime geçerek fiziki olarak görüşme çabalarını engellemesi anne ve babasını hastalıklarında dahi ziyaretine gelmemesi mirasçılıktan çıkarılma sebebi olarak sayılabilir. Ancak mirastan çıkartma sebebi kanunda sınırlı sayıda sayılmamış olması nedeniyle her olay kendi içerisinde değerlendirilerek iyiniyet ve dürüstlük kuralları uyarınca kanunda aranan şartları taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi gerekmektedir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2019/5571E. Ve 2021/471K. Sayılı İlamı

Kanunun; mirasçının, mirasbırakana ve ailesine karşı mükellef olduğu aile hukuku vazifelerini büyük ve kusurlu davranışla yerine getirmemesi ifadesinden; mirasçının, sadakat, yardım, bağlılık, çocuklara itina gösterme görevini yapmaması, ana baba ve çocukların karşılıklı sevgi ve saygı şefkat bağları, yoksulluğa ve zarurete düşmede yardım yükümlülüğü, nafaka borcu, aile birlik ve huzurunu bozan davranışlarda bulunmama anlamı çıkmaktadır.

Yine, çıkarma sebebinin açık olması, belirli bir eyleme, işleme ve davranışa dayanması gerekmektedir. Sadece mirastan ıskat ettim, miras dışı bıraktım, bana ilgi göstermedi v.b. gibi gerekçesiz sözler yeterli sayılmamalıdır. Çıkarma sebebi kabul edilen olayların, delillerinin gösterilmesi de mirasçının çıkarmaya itirazı halinde diğer tarafa kolaylık sağlayacağından, tasarrufda yer almalıdır.

Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; mirasbırakanın, vasiyetnameler ile kendisi ile annesinin rızası dışında evi terk ettiği, dönmesi için haber gönderilmesine rağmen gelmediği, tanımadıkları birisi ile kendisine ve annesine haber vermeden evlendiği, ağır hastalığa yakalanmasına ve haber gönderilmesine rağmen bakmayacağını, ilgilenmeyeceğini, eve gelmeyeceğini bildirdiği; bayramlarda ve diğer önemli günlerde yıllar boyu eve uğramadığı, telefonla aramadığı; boşandığı eşi ile birlikte nikahsız olarak yaşadığı, son dönemde yapılan rica ve minnetler ile zoraki eve geldiği ancak ilgilenmediği yabancı biri gibi davrandığı; “yatacak mezar yeri var mı bu adamın” dediği; kiracılara özel hayatları ve geçmiş ile ilgili birtakım şeyler anlattığı, anne babasının kötü insanlar olduğunu söylediği, bu sebeple davacının ailevi görevlerini ağır bir şekilde ihlal ettiği gerekçesiyle, mirasçılıktan çıkardığı görülmektedir.

Bu durumda, vasiyetnamelerde açıklandığı üzere, davacının mirasçılıktan çıkarılma sebeplerini varlığının ispatı, çıkarmadan yararlanan davalı mirasçıya (anneye) düşmektedir.

Davalı anne, vasiyetnamede belirtilen ıskat sebeplerini ispat etmek için tanık dinletmiştir. Davalı tanıklarının, murisi uzun zamandır tanıdıklarını özel günlerde yanlarında olduklarını ancak davacıyı hiç yanlarında görmediklerini ilk defa duruşma salonunda gördüklerini; davacının anne babasına haber vermeden kayıplara karıştığını, davalı … hanımın daha önce kızının evini bilmediğini; davacının Bahçeköy’deki adresinin tespit edilmesinden sonra muris ve davalının bu adrese çiçek yaptırarak gittiklerini ancak davacının babasına “ne işiniz var niye geldiniz” dediğini; davacının babası ile helalleşmesi için eve çağrıldığını, eve geldiğinde anne ve babasının hoşgeldin dediği ve murisin gözünün yaşardığı; davacının murisin hastalığı için eve geldiğinde resimler çektiğini ve “bu adam nerede yatacak” gibi ifadeler kullandığını; bir kısım tanıkların ise murisin kızlarının olduğunu dahi bilmediğini; davacının mirasbırakana ve davalı annesine karşı ilgisiz kaldığı, hastalığı ile ilgilenmediği dinlenen tanık beyanları ile sabit olmuştur. Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır. Dosyada, tanıkların gerçek olmayan olayları gerçekmiş gibi ifade ettiğini kabule yeterli delil ve olgu da bulunmadığından tanıkların sözlerine değer vermek gerekmektedir.

Bu durumda bölge adliye mahkemesince, dinlenen tanık beyanlarına göre, dava konusu vasiyetnameler ile mirasbırakanın davacı kızını mirastan çıkarma sebebi olarak ileri sürdüğü vakaların mirasçılıktan çıkarma sebebi sayılabilecek nitelik ve nicelikte bulunduğu, kısaca davacının anne ve babası olan mirasbırakana karşı mükellef olduğu aile hukukundan doğan yükümlülüklerini büyük ve kusurlu davranışlarla yerine getirmediği gözetilerek karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle bölge adliye mahkemesinin davalı vekilinin temyiz isteminin reddine dair ek kararının KALDIRILMASINA; ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının HMK’nın 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, 3.050 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 26/01/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

MİRASÇILIKTAN ÇIKARMANIN HUKUKİ SONUÇLARI

Mirasçılıktan çıkarılan kimse, mirastan pay alamayacağı gibi; tenkis davası da açamaz. Mirasbırakan başka türlü tasarrufta bulunmuş olmadıkça, mirasçılıktan çıkarılan kimsenin miras payı, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi, mirasçılıktan çıkarılanın varsa altsoyuna, yoksa mirasbırakanın yasal mirasçılarına kalır. Mirasçılıktan çıkarılan kimsenin altsoyu, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi saklı payını isteyebilir.

MİRASÇILIKTAN ÇIKARILAN MİRASÇININ İPTAL DAVASI AÇMA HAKKI

Mirasçılıktan çıkarılan mirasçı; çıkarmanın haksız olduğu ve kanunda aranan şartları taşımadığı gerekçesiyle mirasbırakana ya da mirasçılara karşı iptal davası açabilir. İptal davasında ispat yükü şu aşamada davalı mirasbırakan ya da diğer mirasçılar üzerinde olup bunlar mirastan çıkartma gerekçesinin haklı olduğunu ispat etmek zorundadırlar. İlgili kanun maddesi uyarınca sebebin varlığı ispat edilememiş veya çıkarma sebebi tasarrufta belirtilmemişse tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir; ancak, mirasbırakan bu tasarrufu çıkarma sebebi hakkında düştüğü açık bir yanılma yüzünden yapmışsa, çıkarma geçersiz olur.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2007/8036E. Ve 2008/6856K. Sayılı İlamı

Mirasçılıktan çıkarma, mirasbırakan ancak buna ilişkin tasarrufunda çıkarma sebebini belirtmişse geçerlidir. Mirasçılıktan çıkarılan kimse itiraz ederse, belirtilen sebebin varlığını ispat, çıkarmadan yararlanan mirasçıya veya vasiyet alacaklısına düşer. Sebebin varlığı ispat edilememiş veya çıkarma sebebi tasarrufta betirtilmemişse, tasarruf mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir; ancak mirasbırakan bu tasarrufu çıkarma sebebi hakkında düştüğü açık bir yanılma yüzünden yapmışsa, çıkarma geçersiz olur (4721 s. TMK m. 512). Bu halde mirasçının hissesi saklı payına indirilir. Mirasçılıktan çıkarmanın iptali kademelidir. Öncelikle mirasbırakanın apaçık yanılıp yanılmadığı araştırılır (4721 s. TMK m. 512/son). Eğer bu hal yoksa, davalı mirasçılıktan çıkarma sebebini ispat edememişse, davacının alacağının belirlenmesi için davaya tenkis davası gibi devam edilmesi gerekir (4721 s. TMK m. 560).

Mirasbırakan vasiyetnamesinde çıkarma sebebini açıklamıştır. Ancak gösterilen sebep mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davalılar tarafından kanıtlanamamıştı (4721 s. TMK m. 512/3). Davacı tenkis davası açtıklarını ve derdest olduğunu da belirtmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 512/son maddesi uyarınca iptalin saklı pay miktarı dışında geçerli olacağı düşünülmeden yazılı şekilde tasarrufun tamamının iptal edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2016/3076E. Ve 2018/8074K.

Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemiş ise ya da mirasbırakana veya ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemiş ise mirasbırakan yapacağı ölüme bağlı tasarrufla saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkartabilir (TMK m. 510). Mirasçılıktan çıkartılan (ıskat edilen) kimse mirastan pay alamayacağı gibi; tenkis davası da açamaz Mirasbırakan başka türlü tasarrufta bulunmuş olmadıkça, mirasçılıktan çıkarılan kimsenin miras payı, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi, mirasçılıktan çıkarılanın varsa altsoyuna, yoksa mirasbırakanın yasal mirasçılarına kalır (TMK m.511). Ölüme bağlı tasarrufta mirasçılıktan çıkarma sebebi gösterilmişse çıkarma geçerlidir. Mirastan çıkarma sebebinin varlığını ispat etmek; çıkarmadan yararlanan mirasçıya ya da vasiyet alacaklısına düşer (TMK m. 512). Çıkarmaya itiraz davasını, çıkarılan mirasçı açar. Çıkarmaya itiraz davası, miras bırakanın kanuni mirasçılarına ve çıkarılanın varsa altsoyuna karşı açılır.

Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olayda, taraf teşkili sağlanmamıştır. Öncelikle mirasbırakanın mirasçılık belgesi temin edilerek mirasbırakanın diğer mirasçılarının ve çıkarılan mirasçının varsa altsoyunun davaya davalı yanda dahil edilmesi daha sonra işin esası hakkında bir hüküm verilmesi gerekirken eksiklikler giderilmeksizin karar verilmiş olması doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.11.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

PER Legal

Per Legal hukuk bürosu temelinde müvekkillerin sorunları çözerek onların maddi ve manevi kazanımlarını hedeflemektedir. Çalışma prensibinde müvekkillerinin taleplerini hukuki zeminde birleştirerek onların en avantajlı kararları alması için yol gösterici olmaktadır.