X(Twitter) İçerik Kaldırma

X’te yapılan bir paylaşım, yüklenen fotoğraf veya video; kişinin şeref ve itibarını, özel hayatını, kişisel verilerini, görüntüsünü, sesini veya soruşturma gizliliğini ihlal ediyorsa, mesele yalnızca bir “sosyal medya rahatsızlığı” olarak değil, ceza hukuku ve ceza muhakemesi bakımından sonuç doğurabilecek bir hukuka aykırılık olarak ele alınmalıdır. Türk Ceza Kanunu’nun amacı kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzenini ve hukuk devletini korumak, suç işlenmesini önlemektir. Bu nedenle sosyal medya paylaşımları da TCK’nın koruma alanı içindedir. Cumhuriyet savcısı ise bir suç işlendiği izlenimini veren hâli öğrenir öğrenmez maddi gerçeği araştırmaya başlamakla yükümlüdür.

Bununla birlikte içeriğin fiilen görünmez hâle getirilmesi ile fail hakkında ceza soruşturması yürütülmesi aynı süreç değildir. TCK ve CMK, suçun niteliği ile soruşturma tedbirlerini düzenler; içeriğin internet ortamında çıkarılması veya erişimin engellenmesi ise uygulamada 5651 sayılı Kanun mekanizması üzerinden yürür. Bu nedenle X kaynaklı ihlallerde doğru hukuki yaklaşım, ceza hukuku boyutu ile erişim/çıkarma tedbirini birbirini tamamlayan iki ayrı kulvar olarak değerlendirmektir. 5651, kişilik hakları ve özel hayat ihlallerinde Sulh Ceza Hâkimliği, BTK ve ESB üzerinden işletilen hızlı koruma yollarını düzenlemektedir.

X’teki Hangi Paylaşımlar Ceza Hukuku Bakımından Suç Oluşturabilir?

X’te yapılan paylaşımın içeriğine göre farklı suç tipleri gündeme gelebilir. Küçültücü, aşağılayıcı ve onur kırıcı isnatlar TCK m. 125 anlamında hakaret suçunu oluşturabilir. Korkutma veya zarar verme içerikleri TCK m. 106 kapsamında tehdit; menfaat elde etmeye dönük baskılar TCK m. 107 kapsamında şantaj olarak değerlendirilebilir. Bir kimseye işlemediği bir fiilin isnat edilerek hakkında soruşturma veya yaptırım doğurulmasının hedeflenmesi hâlinde TCK m. 267’deki iftira suçu da gündeme gelebilir.

Paylaşım mağdurun mahrem görüntülerini, özel konuşmalarını, kapalı alanda çekilmiş fotoğraf veya videolarını içeriyorsa TCK m. 134 bakımından özel hayatın gizliliğinin ihlali söz konusu olabilir. Aynı şekilde telefon numarası, adres, kimlik bilgisi, sağlık bilgisi veya başka kişisel verilerin paylaşılması TCK m. 136 kapsamında kişisel verilerin hukuka aykırı verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi niteliği taşıyabilir. Eğer içerik soruşturma evrakı, gizli karar, ifade tutanağı veya benzeri gizli soruşturma materyallerini alenen yayıyorsa TCK m. 285 bakımından gizliliğin ihlali de ayrıca değerlendirilmelidir.

X’te Kişilik Hakları İhlal Edilirse Hangi Hukuki Yol İzlenir?

X’teki paylaşım esasen kişinin şerefini, saygınlığını, ticari itibarını veya toplumsal itibarını zedeliyorsa, içerik kişilik hakkı ihlali boyutunda değerlendirilir. Bu durumda uygulamada en hızlı koruma yolu, 5651 sayılı Kanun m. 9 çerçevesindeki içeriğin çıkarılması ve erişimin engellenmesi mekanizmasıdır. İlgili düzenlemeye göre internet ortamındaki yayın nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden kişi, içerik sağlayıcısına veya yer sağlayıcısına başvurabileceği gibi doğrudan Sulh Ceza Hâkimine başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini de isteyebilir. İçerik ve/veya yer sağlayıcı bu talepleri en geç 24 saat içinde cevaplandırmak zorundadır.

Bu tür başvurularda esas olan, ihlalin gerçekleştiği somut içeriğin açıkça gösterilmesidir. X paylaşımının bağlantısı, tarih-saat bilgisi, kullanıcı adı, paylaşım metni, görsel veya video bağlantısı ve varsa çoğaltılmış gönderiler somut biçimde ortaya konulmalıdır. Çünkü 5651 rejimi genel ve soyut şikâyet üzerine değil, belirli içeriğe yönelik uygulanabilir kararlar üzerine kuruludur. Uygulamada ölçülü talep, çoğu kez tüm platform veya tüm hesap için değil, doğrudan ilgili içerik ya da URL düzeyinde erişim engeli ve/veya çıkarma talebidir.

X’te Özel Hayatın Gizliliği İhlal Edilirse Hangi Merciye Başvurulur?

Paylaşım mağdurun özel hayatına ait görüntü, ses, video, özel yazışma veya benzeri mahrem içeriği kapsıyorsa, mesele artık yalnızca kişilik hakkı ihlali değil, özel hayatın gizliliğinin ihlali olarak ele alınmalıdır. Bu durumda 5651 sayılı Kanun m. 9/A’daki özel başvuru yolu devreye girer. Bu mekanizma kapsamında erişimin engellenmesi özel hayatın gizliliğini ihlal eden yayın, kısım, bölüm, resim veya video hakkında URL bazında uygulanır. Talepte bulunan kişi, başvurusunu yaptığı saatten itibaren 24 saat içinde Sulh Ceza Hâkiminin kararına sunmak zorundadır; hâkim de en geç 48 saat içinde karar verir, aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar. BTK da bu başvuru yolunu resmî olarak ayrıca duyurmaktadır.

Özel hayatın gizliliği ihlali niteliğindeki dosyalarda zaman unsuru çok daha kritiktir. Çünkü mahrem fotoğraf ve videolar kısa sürede çok sayıda hesap ve bağlantıda çoğalabilir. Bu nedenle yalnızca ceza soruşturmasının sonucunu beklemek çoğu zaman yeterli koruma sağlamaz. Uygulamada erişim engeli tedbiri ile ceza soruşturmasının eş zamanlı değerlendirilmesi gerekir. Özellikle görüntü ve video içeren dosyalarda yanlış hukuki nitelendirme, korumanın gecikmesine yol açabilir.

X İçeriği Nedeniyle Hangi Makamlara Başvurulabilir?

X kaynaklı içeriklerde başvurulabilecek makamlar, ihlalin niteliğine göre değişir. Ceza hukuku bakımından temel başvuru mercii Cumhuriyet Başsavcılığıdır; CMK m. 158’e göre suça ilişkin ihbar veya şikâyet Cumhuriyet Başsavcılığına yapılabilir ve yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak ileri sürülebilir. Kişilik hakkı ihlaline yönelik içeriklerde içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi için Sulh Ceza Hâkimliği başvurusu gündeme gelir. Özel hayatın gizliliğinin ihlali hâllerinde BTK üzerinden başlatılan hızlı başvuru ve devamında Sulh Ceza Hâkimliği incelemesi söz konusu olur. Kararların teknik uygulanmasında ise Erişim Sağlayıcıları Birliği rol oynar.

Burada önemli olan husus, savcılık başvurusu ile erişim tedbirinin aynı şey olmadığının bilinmesidir. Savcılık soruşturması failin tespiti ve cezai sorumluluğa yöneliktir. İçeriğin internet ortamında görünmez hâle getirilmesi ise çoğu durumda 5651 çerçevesindeki hızlı koruma kararları ile sağlanır. Bu nedenle ağır ihlal içeren X paylaşımlarında bu yolların birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olduğu kabul edilmelidir.

Cumhuriyet Başsavcılığına Başvuru Neden Önemlidir?

CMK m. 160’a göre Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suç işlendiği izlenimini veren hâli öğrenir öğrenmez işin gerçeğini araştırmaya başlar; ayrıca şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayıp muhafaza altına almakla yükümlüdür. Bu nedenle X’te yapılan paylaşım TCK kapsamında suç oluşturuyorsa, savcılık başvurusu yalnızca cezalandırma talebi açısından değil, dijital delillerin korunması ve failin tespiti bakımından da önem taşır. Özellikle anonim veya sahte hesaplarla yapılan paylaşımlarda ceza soruşturması teknik verilerin toplanması bakımından temel zemini oluşturur.

Savcılık soruşturması, paylaşımın kim tarafından yapıldığının, hangi dijital araçlarla ilişkilendirilebileceğinin ve olayın birden çok hesapla bağlantılı olup olmadığının araştırılmasını sağlayabilir. Bu nedenle, X’teki paylaşım hakaret, tehdit, şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verileri yayma veya gizli soruşturma içeriğini ifşa etme niteliğindeyse, ceza soruşturması boyutu ihmal edilmemelidir.

CMK Kapsamında Hangi Tedbirler Gündeme Gelebilir?

CMK, dijital içerikli suçlarda delillerin korunması için çeşitli koruma tedbirleri öngörmektedir. CMK m. 119 uyarınca hâkim kararıyla veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle arama yapılabilir. CMK m. 123’e göre ispat aracı olarak yararlı görülen veya müsadere konusu olabilecek malvarlığı değerleri muhafaza altına alınabilir. CMK m. 127’ye göre de hâkim kararıyla veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle elkoyma yapılabilir; bu yazılı emir 24 saat içinde hâkim onayına sunulur ve hâkim 48 saat içinde karar verir.

Sosyal medya kaynaklı suçlarda özel önem taşıyan tedbirlerden biri de CMK m. 134’tür. Bu hüküm, başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması hâlinde şüphelinin kullandığı bilgisayar, bilgisayar programları ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma yapılabilmesine imkân tanır. X’teki ihlal içeriğinin kim tarafından yayımlandığının, hangi cihazlar üzerinden işlendiğinin veya içerik dosyalarının hangi dijital ortamlarda tutulduğunun araştırılması bakımından bu hüküm uygulamada önem taşır.

X İçeriğine “Yayın Yasağı” Konulabilir Mi?

Uygulamada halk arasında “yayın yasağı” denilen kavram, sosyal medya içerikleri bakımından çoğu kez belirli içeriğe yönelik erişimin engellenmesi ve/veya içeriğin çıkarılması şeklinde somutlaşır. X’teki belirli bir paylaşım, fotoğraf veya videoya karşı en uygulanabilir koruma aracı çoğunlukla URL bazlı erişim engeli ya da içeriğin yayından çıkarılmasıdır. Özellikle kişilik hakkı ve özel hayat ihlallerinde sistem bu şekilde çalışır.

Bununla birlikte paylaşım bir soruşturma dosyasına ait gizli bilgi, ifade tutanağı, mağdur beyanı veya gizli soruşturma tedbirine ilişkin belge içeriyorsa, ayrıca CMK m. 157’de düzenlenen soruşturmanın gizliliği ilkesi ve TCK m. 285’teki gizliliğin ihlali suçu da devreye girer. CMK m. 157, soruşturma evresindeki usul işlemlerinin gizli olduğunu açıkça belirtmektedir. Dolayısıyla böyle bir içerikte hukuki sorun yalnızca kişilik hakkı ihlali değil, ceza muhakemesi gizliliğinin ihlali boyutuna da ulaşabilir.

X İçeriğinin Kaldırılmasında Delilin Doğru Kurulması Neden Önemlidir?

X’teki içerikler çok hızlı biçimde alıntılanabilir, yeniden paylaşılabilir, ekran görüntüsü hâline getirilebilir veya başka hesaplara taşınabilir. Bu nedenle hukuki başvuruda yalnızca “hakkımda paylaşım yapıldı” demek yeterli değildir. Somut paylaşım bağlantısının, varsa görsel ve video içeriğinin, tarih-saat bilgilerinin ve ihlalin hangi sebeple oluştuğunun net biçimde ortaya konulması gerekir. 5651 sistemindeki URL bazlı müdahale mantığı da zaten bu teknik belirginliği zorunlu kılar.

Özellikle özel hayatın gizliliğine ilişkin görsel ve videolarda, yanlış hukuki sınıflandırma veya eksik başvuru korumanın gecikmesine yol açabilir. Aynı şekilde suç duyurusunda da hangi TCK maddelerinin neden gündeme geldiğinin açık kurulması, savcılık soruşturmasının yönünü doğrudan etkiler. Bu sebeple X kaynaklı ihlallerde mesele yalnızca paylaşımın rahatsız edici olması değil, hangi hukuki kategoriye girdiğinin doğru tespit edilmesidir.

X’te yapılan bir paylaşım, yüklenen fotoğraf veya video nedeniyle kişilik haklarının ya da özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi hâlinde, izlenecek hukuki yol tek başlıklı değildir. TCK bakımından hakaret, tehdit, şantaj, özel hayatın gizliliğini ihlal, kişisel verilerin hukuka aykırı yayılması, iftira ve soruşturma gizliliğinin ihlali gibi suç tipleri gündeme gelebilir. CMK bakımından ise savcılığa ihbar veya şikâyet, delillerin toplanması, arama, elkoyma ve bilişim sistemlerinde inceleme gibi koruma tedbirleri önem taşır.

Buna karşılık içeriğin fiilen görünmez hâle getirilmesi bakımından asıl pratik yol, kişilik hakkı ihlallerinde Sulh Ceza Hâkimliği; özel hayatın gizliliği ihlallerinde ise BTK ve devamında Sulh Ceza Hâkimliği üzerinden yürüyen erişim engeli ve içeriğin çıkarılması mekanizmasıdır. Verilen kararların uygulanmasında ESB devreye girer. Bu nedenle X kaynaklı ihlal dosyalarında en doğru yaklaşım, ceza soruşturması ile erişim/çıkarma tedbirini birbirini tamamlayan süreçler olarak ele almaktır.

X’te Hakkımda Yapılan Hakaret İçerikli Paylaşım İçin Nereye Başvurabilirim?

İçerik TCK m. 125 kapsamında hakaret suçu oluşturuyorsa Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulabilir. İçeriğin görünürlüğünün süratle sınırlandırılması için ise kişilik hakkı ihlali kapsamında Sulh Ceza Hâkimliğine başvuru ayrıca gündeme gelir.

X’te Mahrem Fotoğrafım Veya Videom Paylaşıldıysa Ne Yapılmalıdır?

Bu durumda özel hayatın gizliliğinin ihlali söz konusu olabileceğinden TCK m. 134 bakımından ceza soruşturması değerlendirilir; içerik yönünden ise 5651 m. 9/A kapsamındaki hızlı başvuru yolu önem taşır. BTK bu başvuru için özel bireysel başvuru mekanizması göstermektedir.

Sadece Savcılığa Başvurmak İçeriğin Kaldırılması İçin Yeterli Midir?

Çoğu olayda hayır. Savcılık soruşturması failin tespiti ve cezai sorumluluk içindir; içeriğin internet ortamında görünmez hâle getirilmesi ise çoğunlukla erişimin engellenmesi ve/veya içeriğin çıkarılması kararlarıyla sağlanır.

X’te Soruşturma Evrakı Paylaşılırsa Ne Olur?

Soruşturma evresi kural olarak gizlidir. Böyle bir içerik paylaşımı, somut olaya göre TCK m. 285 kapsamındaki gizliliğin ihlali suçunu ve ayrıca erişim tedbirlerini gündeme getirebilir.

PER Legal

Per Legal hukuk bürosu temelinde müvekkillerin sorunları çözerek onların maddi ve manevi kazanımlarını hedeflemektedir. Çalışma prensibinde müvekkillerinin taleplerini hukuki zeminde birleştirerek onların en avantajlı kararları alması için yol gösterici olmaktadır.